İzmir, Türkiye'nin üçüncü büyük şehri ve Ege'nin derin bir körfezine yaslanıyor. Bir tatil kasabasından çok farklı bir havası var: insanlar deniz kenarında yürür, kafelerde uzun oturur, sıcak yaz akşamlarında geç saate kadar dışarıdadır. Şehrin kendisi için iki üç gün rahatça yeter; sahili ya da antik kentleri de görmek istiyorsanız bir iki gün ekleyin.
Kısa bir ziyarette Alsancak ya da Konak çevresinde kalmak en pratiğidir. İkisi de kordona yakın, gezilecek yerlerin çoğuna yürüyerek ulaşılıyor. Restoranları ve akşam hayatını kapının önünde isteyenler için Alsancak, çarşıya ve Saat Kulesi'ne yakın olmak isteyenler için Konak uygundur. İş seyahatinde ise otelinizi toplantılarınızın yerine göre seçmeniz, körfez kıyısı ya da fuar alanı çevresi, daha mantıklı olur.
Hangi mevsimde gelirseniz gelin rahat bir ayakkabı şart; şehrin en güzel yerleri yürüyerek keşfediliyor. İlkbahar ve sonbahar şehir gezisi için en keyifli dönemlerdir. Yaz aylarında sıcak öğle saatlerini kapalı mekânlarda ya da gölgede geçirip akşamüstü Kordon'a çıkmak İzmirlilerin de alışkanlığıdır.