Aynı yarımadada, birbirine birkaç dakika mesafedeler ama havaları çok farklı. Çeşme yaşayan bir ilçe merkezi: liman, sahil yolu, ortada kale, Sakız Adası'na kalkan feribotlar. Merkezden doğuya doğru Ilıca sahili uzanıyor; ince kumu ve uzun süre sığ devam eden denizi burayı ailelerin favorisi yapıyor.
Alaçatı ise biraz içeride, eski bir Rum köyünden dönüşmüş bir kasaba. Dar sokaklar, renkli kepenkli taş evler, butik oteller, kafeler ve küçük dükkânlar onun asıl çekiciliği. Kasabanın güneyindeki geniş koy, Türkiye'nin en bilinen rüzgâr sörfü noktalarından biri.
Pek çok kişi birinde kalıp akşamları ötekine geçiyor. Çocuklarla rahat bir deniz tatili istiyorsanız Çeşme ya da Ilıca; kapıdan çıkınca kalabalık sokaklara karışmak istiyorsanız Alaçatı daha uygun.
Ne zaman gitmeli? Deniz için en sevilen dönem haziran sonundan eylül ortasına kadar. Temmuz ve ağustosta, özellikle hafta sonları, yarımada çok kalabalıklaşıyor; Alaçatı sokaklarında yürümek bile zaman alabiliyor. Mayıs, haziran başı ve eylül sonu hem daha sakin hem de havası yürüyüş ve sörf için daha keyifli. Kışın Alaçatı'daki işletmelerin bir kısmı kapanıyor, Çeşme merkez ise yıl boyu yaşamaya devam ediyor.