Konyaaltı Plajı, şehir merkezinin batısındaki koy boyunca, Antalya Müzesi yakınındaki falezlerin altından Tünektepe'nin eteğine kadar kilometrelerce uzanır. Kum değil çakıl plajıdır ve deniz birkaç adım sonra derinleşir; çoğu gün su şaşırtıcı derecede berraktır. Plajı unutulmaz kılan ise manzarasıdır: Beydağları koyun hemen arkasında dimdik yükselir, ilkbaharda zirvelerinde çoğu zaman hâlâ kar olur.
Belek ya da Side'nin otel kıyılarından farklı olarak Konyaaltı bir şehir plajıdır. Sahil yolunun arkasında oteller ve apartmanlar sıralanır, şehrin sakinleri işten önce ya da sonra denize girer. Plaj halka açıktır: kafelerin işlettiği şezlong alanlarıyla havlunuzu serip oturabileceğiniz serbest bölümler birbirini izler.
İpucu: Çakıllar yazın ısınır ve çıplak ayakla yürümek zorlaşır; özellikle çocuklar için deniz ayakkabısı getirin.
Deniz sezonu uzundur: Mayıs'tan Ekim sonuna kadar pek çok kişi denize girer, ilkbaharda ve sonbaharda plaj yaz ortasına göre çok daha sakindir. Çakıllı zemin sayesinde dalga olsa bile su bulanmaz.